21 Ekim 2014 Salı

Papurika (2006) / Paprika

Nasıl bir cümbüşe düşeceğinizi tahmin edebilmeniz açısından ufak bir kare...

Paprika ya da Bir Baharat Olarak Düşler...

Yönetmen: Satoshi Kon
Süre: 90 Dakika
Tür: Bilimkurgu, Polisiye, Fantastik

Konu:
Terapistlerin danışanlarının rüyalarına girmesini sağlayan bir cihazın icadı bilim dünyasında çığır açmıştır. Ama rüyalara girmek kulağa geldiği kadar basit ve herkesin yapabileceği bir işlem değildir. Kendi kuralları ve imgeleriyle dolu kuralları olan rüyalara girmeye yarayan bu cihaz, hele de çalınıp kötü ellere düştüğünde insanlığı kurtarmak bir alter kimliğin üzerine kalmıştır: paprika. Genç bir terapist şehri birbirine katan bu hırsızı bulmalı ve rüyalar ile gerçekler iyice birbirine karışmadan önce bu duruma bir son vermelidir.

Toki o kakeru shôjo (2006) / The Girl Who Leapt Through Time

Bu yokuşu filmi izledikten sonra bir süre unutamayacaksınız.

Zamanda Sıçrayan Kız ya da Kedinin Başına Ne Gelirse Meraktan...

Yönetmen: Mamoru Hosoda
Süre: 98 Dakika
Tür: Drama, Bilimkurgu, Komedi

Konu: 
Makoto liseye gitmekte olan bir kızdır ve boş zamanlarını iki yakın erkek arkadaşı ile geçirmekten hoşlanmaktadır. Bir gün okul laboratuarında bulduğu ceviz benzeri bir cismi kurcalama gafletine düşmesi ile kendini zamanda dolaşabilir bir halde bulur. Başta çok eğlenceli olan bu durum, her zaman sıçraması filminde olduğu gibi daha büyük ve ciddi sonuçlara yol açacaktır. Çünkü bu garip aletin gücü sınırsız değildir.

Inception

Ufakça bir google araması sonucunda internette çok sayıda anime blogu olduğunu gördüm. Aslında anime sevgim ufak bir çocukken Meitantei Conan'ın en sevdiğim çizgi film olduğunu farketmemle başlamış, Tsubasa, Sailor Moon ve Dragon Ball gibi klasikler ile devam etmişti. (Her 90'lar Türkiye çocuğu gibi...)
Tabi, japonların bambaşka animasyon tarzı ve anlatım stili, ilerleyen yıllarda sinemaya bakışımı da oldukça kökten etkilemiş ve japon sinemasına genel olarak bambaşka bir yer vermemi sağlamıştı hayatımda. Japonlar günümüzde hala, seri bir şekilde anime serileri üretmeye devam ederken, özellikle son yıllarca filmlere daha az önem verir oldular. Sinema tarihinde yer edinmiş anime filmlere baktığımda yüzlerce film de göremedim. Gerçekten iyi olanların sayısı sınırlı iken, zaten bunların büyük bir kısmı da daha büyük serilerin yan projeleri ya da finali şeklinde hazırlanmış durumda.
Herkes uzun uzun seriler izlemek zorunda değil. Kaldı ki, japonların seri üretim ve sınırsız yaratıcılık gücü, ciddi nüfusun da etkisiyle korkunç bir tüketim ortamı yaratmış durumda. Mangalar ardı arkası kesilmeden gelirken, animeleri hızlıca üretiliyor ve piyasaya sürülüyor. Bunu takip etmek neredeyse kişinin tüm mesaisini buna ayırması anlamına gelebiliyor. Bu nedenle sanırım, daha major ve duyulmuş serileri takip etmek mümkün oluyor pek çoğumuz için. (Naruto, One Piece ve Attack On Titan gibi örneklerde olduğu gibi.)
Diğer yandan filmler, sadece belli başlı emekçilerin hala varetmeye uğraştığı bir alan. Ghibli gibi büyük bir markanın varlığı olmasa, sadece bir takım bağımsız yapımcıların ürünlerinden ibaret hale bile gelebilirdi. Anime filmleri bu nedenle ayrıca ilgilenilmesi gereken bir alan. İnternetteki çok güzel türkçe anime blogundan ayrılan nokta bu olacak diye düşünüyorum. Daha sakin, dingin bir dünya burası. Üstelik üstüne defalarca kere yazı yazılmış animeler hakkında bir kere de ben yazayım istedim. Kaybedecek bir şeyim yok, hatta Miyazaki aşkı ile başlayan bir sinema yapıtı olarak anime sevgim 10 yılını çoktan doldurdu. Kenarda köşede sakladığım birkaç ufak numara bile var.

Eğer anime filmleri ile ilgili düzgün bir database, sıkıştırılmış ve net bir bilgi havuzu arıyorsanız, tam olarak doğru yerdesiniz. Buradan konusu ilginizi çeken herhangi bir animeyi seçip, sevgilinizle veya arkadaşlarınızla (ve tabi ki isterseniz yalnız:) keyifle izleyebilirsiniz.